Bolulu iş insanı Emrah Yaman, Bolu’nun turizmde önümüzdeki dönemde daha güçlü bir noktaya ulaşabilmesi için kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversite ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirterek, “Bolu’nun turizm potansiyeli tek tek işletmelerin veya kurumların çabalarıyla sınırlı kalmamalı. Artık ortak bir akılla, ortak bir hedef doğrultusunda hareket etmeliyiz” mesajı verdi.
Yaman’a göre Bolu’nun turizmde yeni dönemdeki en önemli ihtiyacı, birbirinden bağımsız tanıtım çalışmalarının yerine bütüncül bir destinasyon yönetimi anlayışının hayata geçirilmesi.
DOĞANIN KALBİ BOLU İÇİN ORTAK AKIL, ORTAK HEDEF, TEK DESTİNASYON
Bolu’nun sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerin birbirinden ayrı ürünler olarak değil, tek bir destinasyonun parçaları olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yaman, Abant’tan Yedigöller’e, Gölcük’ten Kartalkaya’ya, termal turizm merkezlerinden ilçelerdeki doğal ve kültürel değerlere kadar geniş bir turizm ağı oluşturulabileceğine dikkat çekti.
Yaman, Bolu’nun yalnızca belirli dönemlerde ziyaret edilen bir şehir olmaktan çıkarılması gerektiğini savunarak, turizm anlayışının mevsimsel hareketlilikten yıl geneline yayılan bir modele dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.
“Bolu’nun elinde çok güçlü bir marka değeri var. Ancak bu değeri yeterince güçlü ve koordineli şekilde yönetemezsek sahip olduğumuz potansiyelin gerisinde kalırız” diyen Yaman, kentteki tüm turizm paydaşlarının ortak bir platformda buluşmasının önemine işaret etti.
BOLU’YU 12 AY YAŞAYAN BİR DESTİNASYONA DÖNÜŞTÜRMEK ELİMİZDE
Bolu turizminin yalnızca yaz veya kış sezonuna bağlı kalmaması gerektiğini belirten Yaman, 12 ay turizm hedefinin kentin öncelikli gündemlerinden biri olması gerektiğini ifade etti.
Bu kapsamda doğa yürüyüşleri, kamp ve karavan turizmi, bisiklet rotaları, gastronomi, termal turizm, spor kampları, sağlık ve wellness turizmi, kültür turizmi ile kongre ve etkinlik turizmi gibi farklı alanlarda yeni ürünlerin geliştirilmesinin önem taşıdığını belirten Yaman, ilçelerin de bu sürece aktif biçimde dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
Yaman’a göre Bolu'nun turizmdeki asıl gücü, tek bir turizm çeşidinden değil, farklı turizm türlerini aynı destinasyon içerisinde buluşturabilme kapasitesinden geliyor. Yaman “Bolu’ya gelen ziyaretçiyi bir gece ağırlayıp gönderen değil, birkaç gününü şehirde geçirmesini sağlayan bir turizm modeli oluşturmalıyız. Bunun yolu da yeni turizm ürünleri geliştirmekten geçiyor” değerlendirmesinde bulundu.
BOLU İÇİN KAYBEDECEK ZAMAN YOK: TURİZMDE ORTAK MASADA HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ
Turizm alanında yapılacak çalışmaların kalıcı olabilmesi için kamu kurumları, belediyeler, üniversite, sektör temsilcileri, yatırımcılar ve sivil toplum kuruluşlarının aynı masada buluşması gerektiğini vurgulayan Yaman, “Bolu Turizm Ortak Masası” benzeri bir yapılanmanın oluşturulmasının önemli bir adım olabileceğini dile getirdi.
Bu yapının yalnızca toplantı yapan bir platform olmaması gerektiğini belirten Yaman, turizm hedeflerinin belirlenmesi, yatırım önceliklerinin ortaya konulması, tanıtım stratejisinin hazırlanması ve yıllık hedeflerin takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Yaman, “Kim ne yapıyor sorusunun ötesine geçip, Bolu için ne yapabiliriz sorusuna odaklanmalıyız. Turizmde başarı, kurumların birbirinden bağımsız hareket etmesiyle değil, birbirini tamamlamasıyla mümkün olur” dedi.
ORTAK TANITIM, GÜÇLÜ DESTİNASYON YÖNETİMİ
Bolu’nun tanıtımında da ortak bir stratejiye ihtiyaç olduğunu belirten Yaman, farklı kurum ve kuruluşların kendi imkanlarıyla yaptığı tanıtımların yerine, Bolu’nun tamamını kapsayan profesyonel ve sürdürülebilir bir tanıtım modelinin oluşturulması gerektiğini söyledi.
Bolu'nun yalnızca “doğası güzel bir şehir” şeklinde tanıtılmasının yeterli olmadığını ifade eden Yaman, kentin sahip olduğu tüm turizm değerlerinin profesyonel bir marka stratejisi altında birleştirilmesi gerektiğini kaydetti. Yaman, dijital platformların, sosyal medyanın, ulusal ve uluslararası fuarların daha etkin kullanılması gerektiğine dikkat çekerek, Bolu’nun hedef ziyaretçi gruplarına göre farklı turizm ürünlerinin öne çıkarılması gerektiğini belirtti.
YATIRIM, ULAŞIM VE ALTYAPI TURİZMİN BELKEMİĞİ
Turizmde sürdürülebilir büyümenin yalnızca tanıtımla sağlanamayacağını belirten Yaman, ulaşım, altyapı ve yatırım konularının da turizm vizyonunun merkezinde bulunması gerektiğini söyledi.
Turizm bölgelerine ulaşımın kolaylaştırılması, yönlendirme ve bilgilendirme sistemlerinin geliştirilmesi, otopark ve ulaşım altyapısının güçlendirilmesi, turizm yatırımlarının çeşitlendirilmesi ve mevcut tesislerin niteliklerinin artırılmasının önem taşıdığını ifade eden Yaman, özel sektörün önünü açacak yatırım ortamının oluşturulması gerektiğini vurguladı. Bolu’nun yalnızca günübirlik ziyaret edilen bir kent değil, konaklama süresi yüksek bir destinasyon haline gelmesi gerektiğini belirten Yaman, bunun için kamu yatırımları ile özel sektör yatırımlarının birbirini tamamlaması gerektiğini söyledi.
“BOLU’YU TÜRKİYE’NİN EN İYİ YÖNETİLEN DOĞA DESTİNASYONLARINDAN BİRİ YAPABİLİRİZ”
Bolu’nun turizm açısından önemli bir eşikte bulunduğunu ifade eden Emrah Yaman, doğru planlama ve ortak akılla hareket edilmesi halinde kentin Türkiye’nin en güçlü doğa destinasyonlarından biri olabileceğini söyledi.
Yaman, Bolu’nun sahip olduğu değerlerin yeni yatırımlar ve doğru tanıtım politikalarıyla daha geniş kitlelere ulaştırılabileceğini belirterek, turizmin kent ekonomisine sağlayacağı katkının yalnızca otel ve restoranlarla sınırlı olmadığını, ulaşım, gıda, tarım, kültür, perakende ve hizmet sektörlerinin tamamını doğrudan etkileyebileceğini ifade etti.
“Bolu’nun turizmde önünde çok büyük bir fırsat var. Ancak bu fırsatı değerlendirmek için parçalı değil, bütüncül düşünmek zorundayız. Kamu, yerel yönetimler, özel sektör ve sivil toplum aynı hedefte buluşmalı. Ortak bir turizm vizyonu oluşturmalı ve bu vizyonu yıllar boyunca kararlılıkla uygulamalıyız” ifadelerini kullanan Yaman, Bolu’nun 12 ay yaşayan, daha fazla konaklama sağlayan, yatırım alan ve turizm gelirini tabana yayan bir destinasyon haline getirilebileceğini söyledi.
Yaman ortaya koyduğu bu vizyonun temelinde Bolu’nun sahip olduğu doğal, kültürel ve ekonomik potansiyeli ortak akılla yöneterek sürdürülebilir bir turizm markasına dönüştürmek hedefinin bulunduğunu söyledi.

























